Makaleler

0 31 Ekim 2017

Ananas, sağlık üzerinde ciddi etkileri olan vitamin ve mineral deposu bir meyvedir. Solunum sağlığını iyileştirmeden, sindirimi düzenlemeye, bağışıklık sistemini güçlendirmeden, kalp sağlığını korumaya kadar pek çok faydalarını saymamız mümkün. Ananas; ister suyunu sıkarak ister pişerek ister çiğ olarak; yiyerek beslenmenize ekleyebileceğiniz çok lezzetli bir tropik meyvedir. Ananasın Besin Değerlerine Bakacak Olursak; Ananas : potasyum, bakır, manganez, kalsiyum, magnezyum, C vitamini, beta karoten, tiamin, folat ve B6 vitamin ve minerallerinden oldukça zengindir. Aynı zaman da içerisinde çözünen veya çözünmeyen lif ve bromelain bulundurduğu içinde sindirim sistemimize yardım ederek kilo vereme sürecinde bizi destekler. Ananasın Sağlık Faydaları Üzerine Etkilerine de Göz Atacak Olursak: Ananas; özellikle artrit ile ilişkili devam eden eklem ve kasların iltihaplanmasını azaltma yeteneğine sa

0 27 Eylül 2017

Son zamanlarda ne kadar da çok duyar olduk değil mi 💯‼️ ⭕️ bağırsak florası ⭕️ mikrobiyata ⭕️ faydalı bakteriler Evet artık son zamanlarda gerçekten de çok büyük önem teşkil etmeye başladı. 🔎Yıllar önce Hipokrat’ın dediği gibi ” tüm hastalıklar bağırsaklarda başlar” günümüzde de geçerliliğini katlayarak korumakta Pek çok neden sıralayabilirim bağırsak sağlığımızı bozan ve yararlı mikroorganizmaların vücudumuzu terk etmesine neden olan : 📎 gereksiz yere antibiyotik kullanmak 📎 tren olan beslenme alışkanlıkları edinmek 📎 şeker ve şekerli gıdaları hayatımızdan çıkaramamak 📎pek çok gıdanın genetiğine müdahale edilmesi ve bizlerinde bu gıdaları tüketmemiz 📎 hızlı yaşama ayak uydurmak için fast food gıdaların müdavimi olmak . . Düzenli olarak çalışan bir mide – bağırsak sistemini artık mumla arar olduk. Pek çok danışanımın ortak sorunu ; kabızlık, gaz,şişkinlik…. Sindirim Sistemimiz de bulunan yararlı bakteriler dediğimiz probiyotikler için gerekli olan ve onların

0 26 Eylül 2017

Çok sevgili anne adaylarım; çok çok heyecanlı bir sürece adım atmış bulunmaktasınız. Her şeyin en iyisine ve en sağlıklısına ulaşmak artık sizin bir felsefesiniz oldu. Nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. Hamilelik haberini alan çevremizde eş-dost ve akrabalarımız da hemen başladılar akıllar vermeye. Gelin birlikte en doğru bilgiler ile 9 aylık serüvenimizi tamamlayalım. Gebelik anne rahmine fetüsün düşmesi ve orada gelişimini tamamlayarak doğum ile sona eren bir süreçtir. Sağlıklı bir gebelik süreci kadar sağlıklı bir emzirme dönemi geçirmemiz için de “BESLENME” vazgeçilmezimiz olması gerekiyor. Peki şimdi ben içimde bir can daha taşıdığıma göre iki kişilik mi beslenmem gerekiyor diye aklına sorular gelebilir. Cevabım tabi ki de “HAYIR” olacak. 9 ay süren bu dönemde üzerinde durduğumuz en önemli konu yeterli ve dengeli beslenmedir. İki temel amaç üzerine kurulan bu beslenme programında 1. Amacımız annenin sağlıklı olması için besin öğelerini tam ve eksiz bir şekilde alması 2. Amacımızda

Posted in Blog
0 29 Mayıs 2017

IMG_5343 Yapması çok kolay ama 💪🏻👍🏻 İçmesiii ise bir olayyy Sadece 10 dakikanızı alacak. Yaklaşık 2 Su Bardağı kadar çilek 🍓 saplarını iyice ayıkladıkdan sonra blendera atıyoruz , üzerine 1 limonun suyunu sıkıyoruz veee 1 yemek kaşığı bal ekleyerek hepsini çekiyoruz. Ayrı bir kapta yaklaşık 1 litre soğuk suyun içine bu karışımı atarak karıştırıp, temiz bir tülbent ile süzüyoruz. Biraz daha buzdolabına atarak nane yaprağı ile servis yapıyoruz. Afiyet Olsun 😋

Posted in Blog
0 26 Kasım 2016

  Son 20 yıldır çok değerli çalışmalar yapılmakta. Bu çalışmalar sonucunda elimizde tek ama çok önemli bir bilgi ulaşmakta : “bağırsak sağlığımızın tüm hastalıklar için çok önemli olduğu” Yıllar yıllar öncesin de HİPOKRAT’ın dediği gibi : “Tüm Hastalılar Bağırsakda Başlar” Çalışma hayatının bize getirdiği en büyük dezavantaj “sağlıksız besin” tüketimimizin artması oldu. Zamanımız o kadar kısıtlı ki hepimiz cıırrttt paketleri aç ya hemen mikrodalgaya yada hemen tabağa dök ve sonrada hızlıca ye ! Sindirim sistemimiz o kadar çok zorlanmaya başladı ki. Artık eskisi gibi işlevlerini tam yerine de getirememeye başladı. Hepimiz gün içerisinde şişkinlik, gaz, kabızlık veya ishal yaşamaya başladık. sanki yediğimiz her yemek vücudumuzu terk etmiyormuş gibi hissediyoruz değil mi? Üzerimizde sürekli bir ağırlık var , kendimizi sürekli yorgun hissediyoruz ve depresif durumumuzda gittikçe artmaya başladı. Artık eskisi gibi hiçbir şeye toleransımız yok gibi. Sabah akşam sürekli cil

0 14 Kasım 2016

15045339_10154737874663459_4422501_o Yer elması çok da fazla mutfağımızda kullandığımız bir sebze değil aslında. Toprak altında yetişen bir kış sebzesidir. Tadı biraz turp’a benzer ama turp kadar keskin bir tadı yoktur. Patates gibi toprak altında yetişen görüntü olarak da biraz patatese benzese de içerisinde nişasta bulunmaz. Bu yüzden kan şekerimizin düzenlenmesinde yardımcı olur. Yer elmasında önemli ölçüde “inülin” dediğimiz bir madde vardır. İnülin kolon kanseri önleyicidir ve bağısak sağlığımız için de çok faydalı etkileri mevcuttur. İnülin aynı zamanda kalp hastalıkları, kemik erimesi hastalığı riskini de önemli ölçüde azaltır. Yer elması suda çözünen ve çözünmeyen çok sayıda lif içermektedir. Bu sayede yer elması sindirim

0 25 Nisan 2016

Bahar ayına girmemiz ile birlikte herkeste bir yaza hazırlık telaşı başladı. Açtığımız her gazete sayfalarında, televizyonda açtığımız her kanalda karşımıza sürekli çıkan yazılar, konuşmalar hızlı zayıflama, bir hafta da şu kadar kilo verdiren diyet en önemlisi de detoks programları…….   Peki biz gerçekten detoksun ne olduğunu biliyor muyuz? Detoks : sadece sıvı gıdalar alarak bağırsaklarımızı temizleme yöntemidir. Bazı durumlarda 3 ila 5 gün arasında yapılarak vücudumuzu toksinlerden arındırarak rahatlatmasında çok işe yararlar.   Sürekli bu sular ile beslenmek kesinlikle doğru bir beslenme politikası değildir. Fakat size bir tüyo vereyim mi : sedece beslenmemizde ufak tefek değişiklikler yaparak aslında detoks yapabiliriz. Kulağa çok güzel geliyor değil mi ????   Zorla içmek zorunda olmadığımız sebze suları yada diğer sebze-meyve karışımlı suları olmadan detoks yapmak… işte buna şapka çıkarmak gerek.   Bir takım besinler var ki mevsimi geldiğinde sofralarımızın baş köş

0 22 Mart 2016

Yıllardır süren bir algı “sıfır beden” olmak. Bunca çabamıza rağmen değiştiremediğimiz bir algı olsa gerek bu. Hayatımızın o kadar çok içersinde ki bu her dakika karşımıza çıkıyor : gazete, dergi, televizyon.   Bilgi kirliliği ile dolu toplum üzerinde etkisi oldukça güçlü olan internet haberlerinde maalesef kadın olarak üzerimizde bir baskı oluşmakta. Kadına şiddet sadece fiziksel olarak değil ruhumuzu da şiddet uygulandığını bu sıfır beden olma trendi ile de gözlemleyebiliyoruz   Böyle durumlarda nemalanmak isteyen umut tacirleri hemen kolları sıvıyor ve bam telimize basmaya başlıyorlar. Bir haftada 3 kilo, 5 kilo,bunu içersen çok hızlı zayıflarsın diye..   Söylemekten bıkmayacağım siz duymaktan bıksanız bile…… Hızla verdiğiniz kilolar sağlıklı olan kilo değildir. Burada önemli olan sizin vücudunuzdan yağ hücrelerinin uzaklaşması yada küçülmesidir. Hızlı verilen kilolar sadece vücut suyu kayıplarına yol açar bunlarda en kısa sürede tekrar size geri gelirler.   Havaların

0 9 Şubat 2016

Nasılda nasıl da basit bir ayrıntı gibi duruyor değil mi? Tartılmak …. Nesi var ki bu tartılmanın…. Orada gördüğümüz bir rakam bizi nasılda halden hale sokuyor. Bir bakmışsın mutluluktan havalara uçuyoruz, bir bakmışsın ki depresyounun dibine vurmuşuz. Peki nedir Allah aşkına bu tartılmanın püf noktaları dediğini duyar gibiyim. Birlikte bakmaya ne dersin bu püf noktalara. *Yemeklerden hemen  sonra tartılmayın *Sıvı alımlarından hemen sonra tartılmayın *Üzerinizde ağır kıyafetler olduğu zamanlarda tartılmayın *Özellikle benzeri kıyafetler ile hatta imkanınız varda aynı kıyafetler ile tartılmaya özen gösteriniz. *Her gün tartılmaya gerek yok.Hafta da bir kez tartılmanız yeterlidir. *Sabah uyanınca tuvalet sonrası tartılmak en doğru sonucu verecektir. *Tartınızın hassas olmasına özellikle dikkat etmeniz gerekektedir. *Mümkünse aynı tartı ile tartılmaya özen gösteriniz. *Diyete yeni başlayanlar ilk birkaç gün sürekli tartılma ihtiyacı hissederler, ancak yeni taşam şekline alışmak ve kilo verilmeye ba

Posted in Blog
0 8 Şubat 2016

Hastaneden eve geldin. Artık bebeğinle baş başa kaldın. Acaba bir telaş içini kaplamaya başladı mı? Minik bebeğini kucağına nasıl alacaksın, altını nasıl değiştireceksin. Tabi buna birde aile büyüklerinin bildik tavırları da eklenince stres faktörün daha artıyor değil mi.   İlk 40 gününde bebeğinin bakımında seni neler bekliyor birlikte bakalım mı :…….  

  • Sütüm yetmiyor diye stres yapma! Sanırım bir annenin en büyük korkusu bu olsa gerek. Telaş etme çünkü minik bebeğinin ilk gün midesi bir midesi bir vişne tanesi kadarken; ilk hafta kayısı büyüklüğüne, ilk ayındaysa yumurta büyüklüğüne ulaşır. Yeni doğum yapan annelerin %95’i iki bebeği birden emzirebilecek kadar süt üretirler. Ve bebeğin emdikçe sütün artacak, doya doya emzireceksin.

 

  • Hıçkırmaya başladı ben şimdi ne yapacağım? Çok normal, çünkü bebeğinin midesi hızlı büyüyor. Bu yeni doğan bebeğinin sık hıçkırmasına neden olabiliyor! Hıçkırmaya başladığında emzirmen, geçmesini kola

Posted in Blog