Kış Ayı Hastalık Ayı

Kış Ayı Hastalık Ayı
0 5 Ekim 2015

KIŞ AYI HASTALIK AYI!……..

Havaların soğumasıyla birlikte artık çorbada sofralarımızın baş tacı olmaya başladı.Gün içerisinde buzlu ve soğuk içeceklere artık yerini çay, kahve ve bitki çaylarına bırakmaya başladı.

Evet kış geldi!….

Vücudumuz da mevsim değişikliğinin farkında; kendini sıcak tutmak ve korumak için daha doyurucu, karbonhidrat ağırlıklı besinler istiyor. Çoğumuzun iştahı arttı bile!

Bu kışı ağır ve hantal geçirmeyelim! Kış aylarında tüketeceğimiz doğru besinler bizi daha enerjik, mutlu, sağlıklı ve rahat hissettirecek. Doğru beslenmenin önemini en çok anlayacağımız dönem ise kış bitimi olacak… Dikkat edeceğimiz bazı püf noktalar sayesinde kış bitiminde kilomuzu korumuş olacak, sağlığımıza sağlık katacak ve ağırlaşmamış hafif bedenimizle gurur duyacağız.

Gelin önce metabolizmamızla tanışalım.

Bazılarımız kendimizce beslenmemize dikkat ederiz. Azıcık diyetimizi bozunca hemen kilo alır, bir türlü istediğimiz gibi kilomuzu koruyamayız… Gerekçe olarak da ‘Benim metabolizmam çok yavaş’ deriz. Fakat metabolizmalarının çok yavaş çalıştığını düşünen bazı danışanlarımın ‘bazal metabolizma hızları’nı ölçtüğümde; çıkan sonucun ‘normal’ veya ‘hızlı’ olduğunu gördüm. Demek istediğim; çoğu zaman metabolizma yavaşlığını bir bahane olarak kullanılabiliyoruz; üstelik de hızlı çalışıyorken!

Yapılması gereken en doğru şey: Metabolizma hızını öğrenmek!

Bazal metabolizma hızı kişiden kişiye değişmektedir. . ‘Bazal metabolizma hızı’ özel bir cihaz ile 15 dakikada ölçülüyor. 15 dakikalık ölçüm sonucunda metabolizma hızımız ile tanışıyor ve metabolizmamızın tam olarak kaç kkal. olduğunu öğrenmiş oluyoruz.

Diyetisyen desteği alın ve kışı ‘hafif’ geçirin!

Sağlıklı ve kalıcı kilo vermeyi sağlayacak bir diyet kişiye özel olmalıdır! Kilo vermek isterken sağlığımızdan olmayalım. Kitaplardan, internetten bulduğumuz diyetleri uygulamak yerine Beslenme Uzmanı tarafından hazırlanmış, ‘KİŞİYE ÖZEL DİYET’ programı ile en sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo vermeliyiz. Kilo verme sürecinde, sağlıklı beslenme alışlkanlığı kazanarak ideal kilomuzu korumayı da öğrenmiş olacağız.

Bu kış hareket edelim!

Hem kilo kontrolü; hem de sağlıklı bir yaşam için düzenli fiziksel aktivite şart! Her gün 40 dk. yapacağımız düzenli egzersizler , bizi hem fiziken; hem de ruhen olumlu etkileyecek. ‘Zaman yok ki!’ demeyelim hemen; sabah işe giderken , öğle arasında veya akşam iş çıkışında yürüyüş için vakit yaratabiliriz.

‘Turuncu’nun etkisi ile hastalıklardan korunalım..

Mevsim geçişlerinde daha sık hastalanırız. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak kış aylarında büyük önem taşır. Bağışıklık sistemi üzerinde A vitaminin rolü büyüktür. A vitamin aynı zamanda güçlü bir antioksidan’dır. Sarı/turuncu renkteki sebzeler ve meyveler A vitamini kaynağıdır . Havuç, kış kabağı vb. turuncu renkteki sebzeleri; kayısı, şeftali gibi sarı/turuncu renkteki meyveleri hergün uygun miktarlarda tüketmeye özen göstermeliyiz. Roka, maydanoz, tere gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de A vitamininden zengindir. B12 kaynağı besinleri ihmal etmeyelim…Et, süt, peynir, yumurta ve balık gibi B12 vitamini kaynağı besinlerin tüketimi başta bağışıklık sistemi ve sinir sistemi için çok önemlidir.

Mor-kırmızı renk, bu kış sofralarımızdan eksik olmasın.

Nar, mürdüm eriği, çilek, böğürtlen gibi mor-kırmızı renkli meyveler çok güçlü antioksidan özelliği taşıyan flavanoidlerden zengindir. En başta dolaşım ve sinir sistemine olumlu etkileri bulunmaktadır. Kış meyvesi olan nar’a günlük beslenmemizde gereken önemi verelim; NAR’sız bir kış mevsimi geçirmeyelim!

Zencefilile daha güçlü bağışıklık sistemi.

Baharat içeren bir kök olan zencefilin, ateş dürürücü, idrar söktürücü, öksürüğü iyileştirici olduğuna ve nezle ile soğukalıgınlığına iyi geldiğine inanılmaktadır. Kan dolaşım sisteminde etkili olduğu bilinmektedir. Bu nedenle el ve ayaklardaki kan dolaşımında yardımcıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, kalbin çalışmasını uyarıcı etkileri olduğu ispatlanmıştır. İçerisinde bulunan yağ asitlerinin antibakteriyal etki gösterdiği bilinmektedir. Aksi çalışmalarda olmakla birlikte, seyahatlerde yaşanan taşıt tutmalarına karşı etkili olduğuna dair çalışmalar da mevcuttur. Bu nedenle bazı ülkelerde taşıt tutması ve hazımsızlık giderici olarak kullanılmaktadır. Hamilelik ve emziklilik dönemlerinde kullanılması önerilmemektedir.

 

Kışın soğuk günleri bize SU içmeyi unutturmasın!

‘Ben çok çay içiyorum, su ihtiyacımı karşılıyordur!’ cümlesi pek çoğumuz tarafından sıklıkla söylenir. Peki içilen çaylar, kahveler su ihtiyacını gerçekten karşılar mı? Günlük sıvı ihtiyacı kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Yetişkin bireylerin ortalama 2-3 litre suya ihtiyacı İçilen çaylar, kahveleri bir kenara bırakalım; günde ortalama 8-10 bardak su içmeye gayret edelim.

Sağlıklı ve Formda geçireceğimiz huzurlu bir kış mevsimi dileğiyle…

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog