Sonsuz Sağlığın Anahtarı

0 8 Şubat 2016

Dünyanın en genç damarlarına sahip kişiler nerede yaşıyor biliyor musunuz?…Japonya’nın Okinawa adasında. Bu adada 100 yaşına kadar yaşanların sayısı Batı ülkelerine göre 4 kat daha fazla biliyor musunuz.   Okinawalıların uzun yaşamalarının sırrı ne peki dediğini duyar gibiyim aslında çok basit cevap veriyorum; ’’İşin sırrı yaşam şekillerinde saklı’’ Nasıl mı?   SONSUZ SAĞLIĞIN ANAHTARI   Okinawalılar elbette sonsuza dek yaşamıyorlar. Ancak yaşamları boyunca sağlıklarını koruyabiliyorlar. İşte modern şehir insanının yani bizim en çok gözden kaçırdığımız temel nokta bu! Yaşlanma sürecini geriye sarmanın bir yöntemi maalesef ki henüz bulunamadı ama unutmamalıyız ki bu süreci yavaşlatmak bizim elimizde! Sen de bunu yapabilirsin. Daha genç görünebilir, daha sağlıklı olabilir ve en önemlisi bunları yaparken kendini daha iyi hissedebilirsin.   NASIL BİR BESLENME STRATEJİ BELİRLEMİZ LAZIM :

  • Sakin bir şekilde, tıka bas değil (%80 doyana kadar) az seçici beslen!
  • Tam tahılların önemini benimse!
  • Protein ihtiyacını çoğunlukla balık daha az sıklıkta ise kırmızı etten karşıla!
  • Flavanoidlerden zengin sebze ve meyveler ile renkli beslen!
  • Düzenli saatlerde ve stressiz bir ortamda yemek ye!
  • Gün içerisinde bol

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
0 8 Şubat 2016

Artık hemen her gün televizyonda bir çayın tarifi verilir oldu. Sürekli isimlerini duyuyoruz fakat bunların ne işe yaradığını bilmiyoruz. Peki bu bahsedilen metabolizma çayları gerçekten seni zayıflamaya götürecek sihirli bir değnek mi? Hangi çay metabolizmana ve sağlığına nasıl bir etki yapar? Kış aylarında içini ısıtarak metabolizmana renk ve canlılık katacak çayları öğrenmeye ne dersin? Hazırsan başlıyorum….   Yeşil çay- beyaz çay: İşte metabolizman için en hit çaylarından ikisi; beyaz ve yeşil çay. Yüksek antioksidan içeriğine sahip olan bu çaylar metabolizmanın güç kalkanlarını devreye sokuyor ve metabolizmanın hızına hız katıyor. İki çayı karşılaştırırsak eğer beyaz çay yeşil çaya göre daha az işlem gördüğünden antioksidan içeriği daha fazladır. Bu çaylar metabolizmana nasıl mı katkı sağlıyor? 2013 yılında yapılan ve beyaz çayın yararları üzerine olan bir  araştırmaya göre, *lipid oluşumunu azaltma, *termojenik aktiviteyi arttırma, *iştahı düzenleme gibi etkileri bulunmuş buda bizi obeziteye karşı koruyor. Bunlar dışında anti stres özelliğiyle rahatlamanı sağlayarak stresle beraber oluşabilecek kilo ve psikolojik sorunları da engellemeye yardımcı oluyor. Ayrıca kan şekerindeki dalgalanmalarını önleyerek insülin direnci ve d

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 8 Şubat 2016

Havaların değişken olduğu bu dönemlerde hepimizin en büyük korkusu hasta olmak. Hele ki domuz gribi her yerde kol gezerken !……   Böyle bir durumda hamilelik süreci yaşayan sevgili anne adaylarının da en büyük kabusu : HASTA olmak. Peki neler mi yapmamız gerek. En azından besinlerin bağışıklık sistemimizi güçlendirici etklerinden maksimum faydalanmamız gerekir diye düşünüyorum. Hadi birlikte bakalım besinlerin gücüne…..   Omega 3 almayı ihmal etme!  Bedenimizde var olan stresle : omega 3 yağ asitleri savaşır ve vücudun direncini artırır. Yeteri kadar omega 3 kaynaklarına günümüz koşullarında  ulaşmak zor. Bitkisel kaynaklar da  tam olarak omega 3 ihtiyacını karşılayamaz. Güvenilir balık kaynaklarına ulaşımında zor olduğu bu zamanlarda düzenli olarak omega 3 takviyesi alman, bu dönemde senin için daha güvenilir bir yoldur.   Bağırsaklarını dost bakterilerle donat! Probiyotikler kapsül olarak ağızdan alındıkdan hemen sonra bağırsak floranı sarar ve onu güçlendirir. Böylece ; hastalık yapan bakterileri vücudundan uzaklaştırır. Besinlerle alınan probiyotikler ise mide asidini geçemez ve bağırsaklarına ulaşamaz. Takviye alacağın probiyotikler çift kaplama teknolojiyle üretildikleri için bağırsaklarına rahatça ulaşıp, seni koruyaca

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
0 26 Aralık 2015

Son zamanlarda sürekli karşına çıkar oldu değil mi? Chia tohumu….. Aslında çok faydalı bir besin. Fakat kullanım hataları yaparsak eğer sonuçları biraz can sıkıcı olabiliyor. Nasıl mı ??? Hemen bahsedeyim…. Öncelikle sıvı ile birleşince şişme özelliği var. Bende en çok zayıflama diyeti yapan danışanlarıma bu özelliğini çok sevdiğim için ve bize yardımcı olduğu için öneriyorum. Fakat yapılan bir araştırma okudum. Eğer su ile birlikte aynı anda şişmeden yersek eğer boğazımızda tıkanma hissi ile karşı karşıya kalabiliriz, yok önce kuru kuru chia tohumu yiyip sonrada üzerine su içersek bu sefer de midemizde şişecek ve pek de istemediğimiz sonuçlar ortaya çıkacak. Bu yüzden en az bir saat su olabilir, yoğurt olabilir yada süt olabilir herhangi bir sıvı içinde bekletirsek faydalarından tam anlamıyla faydalana biliriz. Faydalı demişken hemen size chia tohumunun faydalarından bahsetmek istiyorum : protein açısından oldukça zengindir. Ayrıca içeriğinde bulunan kalsiyum diş ve kemik sağlığımız içinde oldukça faydalıdır. İçerdiği lif sayesinde bağırsak sorunlarımızı hafifletmede oldukça bize yardımcı olur. Çok iyi bir antioksidant kaynağıdır vee omega-3 içeriğide hiç öyle yabana atılacak bir ölçüde değildir.

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
0 26 Kasım 2015

Bu Haftasonu Masaja Gitmeye Ne Dersin? Mevsim geçişinde olduğumuz bu dönemlerde; kan dolaşımını hızlandıran ve ödem atmana yardımcı olan; masaj bedenine ve ruhuna çok iyi gelecek diye düşünmekteyim. Her şeyden önce muhteşem bir ruh ve beden terapisi. Hızlı çalışma temposu içerisinde hepimiz kendi terapisi atlıyor diye düşünüyorum, haksız mıyım? Hadi yılbaşına kadar haftada en az 1 kez masajla kendini ödüllendir.   Aramızda masajı sevmeyen var mı? Kaslar gevşer, kan dolaşımın hızlanır kendini gerçek anlamda iyi hissedersin. Ancak durum bundan ibaret değil ; araştırmalar fiziksel ve ruhsal olarak iyi hissetmemizde masajın faydalarını kanıtlıyor. Uzak Doğu’yu tekrar keşfetmeye gerek yok! Masaj hem bedenine hem ruhuna iyi gelen en doğal tedavi şekli. 40’dan fazla terapi çeşidinin olduğu; ruhunu ve bedenini iyileştiren birçok masaj türleri var.   MASAJ SIRASINDA VÜCUDUNA OLANLAR Bedenin; sinir hücrelerine doğru yapılan baskıyı hissettiği anda, beynine ‘rahatla’ sinyalini gönderir. Ardından parasempatik sinir sistemin harekete geçer. Parasempatik sinir sistemi vücut hareketsiz halde iken devreye giren ve seni gevşetip rahatlamanı sağlayan bir sistemdir. Parasempatik sinirler tarafından uyarılan beyin, ruh hâline iyi gelen serotonin hormonunu salgılamaya başlar ve b

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 26 Kasım 2015

Hamileliğini Fit Geçirmenin 7 muhteşem Adımı Hayatında 9 ay 10 günlük bir serüven başladı. Bu süreci en sağlıklı ve fit bir şekilde geçirip sonuca, ulaşmak aslında senin ellerinde. Bu dönemde yaşadığın iştah atakları aslında sanılanın aksine tamamen sağlıksız ve düzensiz beslenmekten geçiyor! Burada sana bahsetmek istediğim kuralları hayatına geçirebilirsen fit bir anne olarak yeni yaşamına addım atabilirsin.  

  1. Besin depoların bebeğin tarafından da kullanılacağı için, depolarını doldurmayı unutma! Özellikle ilk 3 ayda bebeğinin organ gelişimi başladığı için depolarının dolu olması lazım. Eksik olan besin öğelerin varsa bunu öğrenmek için bir kan tahlili yaptıralım ve yolculuğumuza bilerek başlayalım

 

  1. Hamilelik döneminde yaşayacağın iştah atakları ve mide bulantılarının tek kurtarıcısı 2 saatte bir beslenmedir ! Aynı zamanda, bebekler anne karnında yaşadıkları ortamı kendine programlayarak, doğduktan sonra da bu düzenin devamlılığını sağlar! Bu nedenle bebeğine anne karnında kazandıracağın en değerli beslenme davranışı, öğünlü beslenme düzenidir!

 

  1. Doymuş yağlardan arındırılmış, şeker ve tuz oranı azaltılmış, tam tahıl kullanılmış ürünler aslında sağlıklı ürünl

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 26 Kasım 2015

  KISA ZAMANDA HIZLI KİLO VERMEK!…… Acil diyet yapmam lazım, hemen zayıflamam lazım düşüncesi gün içersinde aklımaza düşmüyor mu ???? Düşmez mi hatta hiç aklımdan çıkmıyor diyenleri duyar gibiyim. Peki ne yapıyoruz böyle durumda hemen başlıyoruz internette yolculuğa…… “Bu yolculuğa nasıl çıkıyoruz?” kısa bir özetle;

  • Yazıyoruz hemen internete “acil diyet” diye
  • Önümüze çıkan ilk internet sitesinden seçmece diyetlerle vücudumuzu yoracak bir diyete başlıyoruz
  • Sonrasında hızlı verilen vücut kas ve vücut suyunu “kilo kaybetmek” zannedip mutlu olmaya başlıyoruz
  • Gündelik hayata dönünce verilen kiloların katlanarak geri gelmesi ise tam bir hayal kırıklığı
  • Yine başa sarmak ve yine acil çözüm ortağı aramak… Kısır döngüye düşmek.

Bu kısır döngüye bir son vermek için acilen sağlıklı beslenmeye başvurma zamanı!!!! Gelmedi mi ?…. Son derece sağlıksız bu yolculukta; madalyonun bir yüzünde hızlı kilo vermek, “kısa süreli“ istediğin elbiseye sığmak var; Diğer yüzünde ise sağlığını bozmak ve uzun dönemde kalp, karaciğer ve böbrek hasarı ile karşılaşmak var. Lütfen seçimlerinizi bedeninize karşı sorumlu olduğunuzu unutmadan yapmalısınız! Bedenimize olan görevlerimiz; sağlığımızı korumak ve

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
0 26 Kasım 2015

detoks-zeynepkam   Son zamanların en meşhuru sanırım her yerde duyduğunuz DETOKS Peki işin aslı nedir acaba ? Gerçekten bu detoks  işe yarıyor mu ? O kadar çok Abur cubur bilgiler var ki bende kafanı karıştırmaman için sana bir detoks rehberi hazırladım sana. Evet zaman zaman hücrelerimizin de temizlenip nefes almaya ihtiyacı oluyor. Vücudumuzu 365 gün sağlıklı, dengeli besleyip bol sıvı tüketmeliyiz aslında. Pek çoğumuz bunu sürekli hale getiremiyoruz. Tabi bunun sonucu olarak da kilo alış verişlerimiz oluyor yıl boyunca. Bu yüzden vücudumuzu şöyle bir silkelemek kendine getirmek için detoks programları işe yarıyor bu kaçınılmaz. Ama bunu bütün bir yıl boyunca yapmamızın da oldukça zararlı etkili var. Detoks nedir acaba diye sorduğumuzda ; toplumun genelinin uyguladığının aksine sağlıklı ve doğal ürünlerin yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmede yer alması anlamına gelmektedir. Sebzeye ağırlık vererek her gün en az 3 porsiyon sebze tüketmeye özen göstermek, meyve tüketimini posası ile birlikte gün içerisinde 400 gram şeklinde tüketmek, kolesterol seviye

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
0 17 Kasım 2015

Kışları en çok özlem duyduğum şey sobanın üzerinde pişen kestane. Artık günümüzde soba pek kalmadı gibi artık dökme tavalarımız var üzerinde kestanelerimizi pişirdiğimiz. Havaların soğumasıyla aklıma gelen kestane hakkında sizinle biraz bilgi paylaşmak istedim. Kokusunu burnumda hissederek….. 4 adet kestane 1 dilim ekmeğe eş değer. Evet kabul biraz kalorisi yüksek ama çok faydalıııııı. Bunu nasıl da gözardı edebilirim ki. Hem ne demişler kestane kebap, yemesi sevap…. Kabuklarını atmayarak suda haşladığımızda ilaç görevi görüp; ateş düşürüyor. Kestanenin kendisi ise kasları kuvvetlendiriyor,  kan dolaşımını düzenliyor. Bedenimizin ve zihnimizin yorgunluğunu alıyor. C vitamini deposu olan kestane limonun 100 gramı kadar C vitamini içeriyor. Varis ve basur şikayetlerini azaltıyor. Ben kestaneyi en çok potasyum düşüklüğü yakınanlara öneriyorum. Çünkü 100 gramında 500 mg potasyum bulunuyor. Kalp ve kas sistemini uyararak vücudumuzun su dengesini düzenliyor. Kan dolaşımını hızlandırıyor. Karaciğer ve mideye iyi geliyor. Balla karıştırılmış kestane püresi özellikle iştahsız çocuklarımız için biçilmiş kaftan. İshali kesmeye yardımcı oluyor. Çocuk, genç ve yaşlılar için çok değerli bir enerji kaynağı olan kestanenin yaşamı uzattığı da söyleniyor. Tabi yük

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
0 14 Ekim 2015

dogum-sonrasi-kilo-vermeBen nasıl bu hale geldim. Daha ne kadar sığınacağım çocuk doğurdum sözünün arkasına !!!!! Üşengeçlik miydi acaba bütün bunların bahanesi.
Doğum yaptım ondan kiloluyum. Peki ne kadar oldu doğum yapalı ??? Sanırım daha 3-4 ay olmamıştır değil mi. Çocuğun bir bakmışsın 15-20-25 belkide 30 yaşına geldi……..
Her kadın gibi, her kadın kadar !!!
Evet sizi çok iyi anlıyorum. Çok zor biliyorum, kolay değil. Ama zor olan sadece karar vermek. Sonrada kararını uygulamak üzere yola çıkmak.
Kilo vermemiz için neler yapmamız gerektiğini hepimiz biliyor aslın da değil mi ??? Ama iş uygulamaya gelince işte tamda bu noktada tıkanıyoruz. Ümidimizi kaybediyoruz. Sonra durumu kabullenmeye başlıyoruz ve yaşam da böylecene akıp gidiyor. Günler, haftalar hatta aylar geçmeye başlıyor. Aynaların önünden defalarca geçiyoruz ama şöyle yan gözle

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog