Meyveler

0 5 Ekim 2015

Üzümçekirdeğinin faydaları BinlerceYıldır Üzüm… Üzüm (Vitis vinifera) medikal ve besin değerisebebiyle binlerce yıldır insanlar tarafından tüketilmektedir. 6000 yıl öncedahi Mısırlılar tarafından tüketilmekteydi. Yunanistan’da şarap üretimi için kullanılmaktaydı.Avrupa’da ise şifacılar üzümleri kullanarak göz ve deri hastalıklarınıiyileştirmek için merhem yapıyorlardı. Üzüm yaprakları da kanamayı,iltihaplanmaları ve hemoroit ağrılarını durdurmak için kullanılmaktaydı. Hamüzüm soğuk algınlığında, kuru üzüm ise kabızlık ve susuzluğu gidermek içinkullanılıyordu. PekiYa Üzüm Çekirdeği? Son yıllarda yapılan çalışmalar ile üzümçekirdeğinin sağlığa büyük etkileri olduğu ortaya kondu. Çekirdek E vitamini,flavonoidler, linoleik asit ve oligomerik proantosiyanidinler açısından oldukçazengindir. Tüm bu bileşenler üzüm zarında çok az miktarda bulunurken çekirdekteyüksektir. Bir proantosiyanidin olan Resveratrol ise üzüm çekirdeğinde bulunanen popüler antioksidandır. ÜzümÇekirdeğinin Hastalıklara Etkisi – Serbest radikallerin hasarlarını giderir – Kansere karşı koruyucudur – Bakteriyal enfeksiyonlara karşı koruyucudur – LDL (kötü kolestrolü azaltır) – Yük

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 5 Ekim 2015

KIŞ AYI HASTALIK AYI!…….. Havaların soğumasıyla birlikte artık çorbada sofralarımızın baş tacı olmaya başladı.Gün içerisinde buzlu ve soğuk içeceklere artık yerini çay, kahve ve bitki çaylarına bırakmaya başladı. Evet kış geldi!…. Vücudumuz da mevsim değişikliğinin farkında; kendini sıcak tutmak ve korumak için daha doyurucu, karbonhidrat ağırlıklı besinler istiyor. Çoğumuzun iştahı arttı bile! Bu kışı ağır ve hantal geçirmeyelim! Kış aylarında tüketeceğimiz doğru besinler bizi daha enerjik, mutlu, sağlıklı ve rahat hissettirecek. Doğru beslenmenin önemini en çok anlayacağımız dönem ise kış bitimi olacak… Dikkat edeceğimiz bazı püf noktalar sayesinde kış bitiminde kilomuzu korumuş olacak, sağlığımıza sağlık katacak ve ağırlaşmamış hafif bedenimizle gurur duyacağız. Gelin önce metabolizmamızla tanışalım. Bazılarımız kendimizce beslenmemize dikkat ederiz. Azıcık diyetimizi bozunca hemen kilo alır, bir türlü istediğimiz gibi kilomuzu koruyamayız… Gerekçe olarak da ‘Benim metabolizmam çok yavaş’ deriz. Fakat metabolizmalarının çok yavaş çalıştığını düşünen bazı danışanlarımın ‘bazal metabolizma hızları’nı ölçtüğümde; çıkan sonucun ‘normal’ veya ‘hızlı’ olduğunu gördüm. Demek iste

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 5 Ekim 2015

Ülkemizde ve dünyadaobezite yani şişmanlığın bu kadar artmış olmasından dolayı kilo kontrolündekilo verme yöntemlerinin üzerinde daha sık durulmasının sebebidir. Ancakobezite kadar zayıflık da önemli bir sağlık sorunudur. Hep yazılarımda sağlıklazayıflama nasıl olur diye bahsettim.Tabi danışanlarımdan kilo almak isteyenlerde vardı ve onlarda bir yazı istediler benden Zayıflık, metabolizmasıhızlı çalışan ve yeterli miktarda besin alamayan bireylerde görülür ve zayıflıktanısı, kişinin beden kütle indeksine (boya uygun beden ağırlığı) göre konur.BKİ, bireyin ağırlığı, boyunun karesine bölünerek bulunur. BKI 18,5 kg/m2’ninaltında olan bireyler, zayıf olarak tanımlanır Kilo alma programı tabiki de kilo vermeprogramından daha zorlu bir süreçtir. Bu süreçte kilo almak isterken sağlıksızbir vücuda da kavuşmamalıyız. Hem sağlıklı olmak hem de istediğimiz kilodaolmamız mümkündür. Kilo alırken amaç vücutta gerekli dokularıoluşturmaktır. Kilo yağ ve yağsız dokuyu (kas dokusu, vücut suyu ve kemikdokusu) arttıracak şekilde alınır. Amaç daha çok kas dokuyu arttıracak şekildeolmalıdır, yağ dokusunu çok fazla artırmamak gerekir. Zayıflığın sebepleri arasında; – Hormonal bozukluklar, – Psikolojik etmenler, – Bağırsak problemleri, – Alınan kalorinin harcanan kaloriden çok düş

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 5 Ekim 2015

Pek çok anne gibi sizde çocuğunuzun gerektiği gibi beslenemediğini mi düşünüyorsunuz. Bunların bir kısmı, sadece kuruntudan ibaret aslında.Ama bir kısmının dagerçeklik payı var tabikide. Öncelikle emin olmanızgerekiyor, yani çocuğunuz, gerçekten iştahsız ve yeteri kadar beslenemiyor mu?Emin olduktan sonra ise; çözüm arayışına gitmek konusunda size çok iş düşüyor. İşte size iştahsız çocuklarınsorununa 15 çözüm: Çocuğum yemek yemiyor diye üzülen anneler! 1.)Beslenmeningerçekten önemli olduğuna onu inandırın. Beslenmenin öneminikavratan hikayeler, masallar anlatarak çocuğunuza  örnekler verin. Beslenmenin insan sağlığıiçin ne kadar önemli olduğuna inanmasını sağlayın. 2.)Çocuğunuzabeslenmeyi sevdirin Beslenmenin eğlenceli olduğunu çocuğunuza hissettirin. Gülerek, oynayarak yemek yemesinisağlayabilirsiniz. Yemek yerken çocuğunuza çok fazla müdahele etmeyin ve yiyecekleri istediği gibi döke saça yemesine izin verin. 3.)Yemekleriçocuğunuz için çekici hale getirin. Ayıcık şeklinde kesip çocuğunuzun tabağına koyduğunuz bir dilim ekmek, gülen suratlı bir makarna tabağı, tabaktaresim şekline getirilmiş çeşitli sebzeler, misket görünümünde köfteler, çiçek şeklindeki yumurta halkaları… Besinleri

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 15 Eylül 2015
Tarihin İlk Hazır Çorbası: Tarhana ile başlayabiliriz hazırlıklarımıza.
Bir hikaye okudum : sefer yapan sultan bir köylünün evine davet edilir ve evin hanımı sunacak bir şey olmayışının telaşıyla sultana tarhana çorbası pişirir. Sultanın önüne çorbayı koyarken de “kusura bakmayın darhane (fakirhane) çorbasıdır size sunabileceğim” der sıkılarak. . Ve o günden bugüne darhane çorbası, tarhana olarak günümüze ulaşmıştır rivayete göre.
Tarih kitaplarını karıştırdığımda karşıma çıkan bilgilere göre  tarhana ilk kez Orta Asya Türkleri tarafından özellikle yoğurdun uzun süre saklanabilmesi için yapılmış ve daha sonra Anadolu, Orta Doğu, Balkanlar ve diğer Avrupa ülkelerine geçmiş.
 Ülkemizde; özellikle kış aylarında günlük beslenmenin önemli bir parçasını oluşturan tarhana yoğurt ve tahıl karışımından elde edilen değerli bir besindir. Değişik ülkelerde değişik isimlerle anılan tarhana; Yunanistan’ da  trahanas, Macaristan’da thanu ve Finlandiya’ da talkuna olarak bilinmekte. Buğday unu, yoğurt, değişik sebzeler (soğan, biber, domates gibi) ve baharatların (nane gibi) karışımından elde edilen tarhana besin değeri son derece yüksek olan bir çorbadır. Bazı yörelerde

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 24 Ağustos 2015

Erkek danışanlarımdan sık aldığım bir soru bu !…….İDEAL KİLOM NEDİR?Erkeklerde ideal kiloyu belirlemek için sadece tartıdaki sonuç yeterli olmuyor, kişinin vücut analizini alıyorum ve vücut yağ ve kas oranını saptıyorum, bel çevresi ve bel kalça oranını da alarak ikisini bir arada değerlendirmem gerekiyor.· Vücut yağ oranı %12-25 üzerinde olmamalıdır.· Erkeklerde bel çevresinin kesinlikle 102 cm üzerinde olmaması gerekir, aksi halde kronik hastalıklar baş gösterir.
Yapılan çalışmalarda kadın yada erkek farketmez bel çevresinin yüksek olması; başta insülin direnci, yüksek tansiyon, kalp damar bozuklukları,

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog

0 21 Ağustos 2015
Biz onu her ne kadar pirinç diye adlanırsak da o aslında bir suda yetişen bir bitkinin tahıl tanecikleri. Tam tahıllar arasında yer alan çok da sağlıklı bir besin aslında. Tam bir protein deposu aslında. Benzerlerinden neredeyse  1,5 katı fazla protein içermekte. Bir örnek verecek olursam 1 su bardağı yabani pirinç de 6,5 gram protein bulunmakta. Eşit miktarda bulgur da 5,6 ve eşit miktarda pirinç de 4 gram protein bulunmakta. İçerdiği protein de öyle yabana atılır kalite değil. Bizim vücudumuzda yapılamayan ve dışarıdan almak zorunda olduğumuz proteinlerin temel taşı aminoasitler vardır. Yabani pirinç de bu elzem aminoasitleri içermektedir.
Ayrıca lif içeriği de o kadar yüksek ki bu da bağırsaklarımızın düzenli çalışması için çok önemli biliyorsunuz .  Karbohidratların kana yavaş yavaş karışanı makbuldür. Buna bilmeyen kalmadı sanırım aramızda. Buda bizi uzun süre tok tutar.
Mineral olarak da oldukça zengin bir besindir. Özellikle demir, magnezyum, fosfat, çinko oldukça kayda değer bir miktarda bu besinde bulunmakta.
Aynı zamanda B grubu vitaminleri de oldukça yüksektir .İçerdiği demir ile kan yapımına ve sinir sistemi sağlığına da önemli katkılar sağlamakta.
Yapılan araştırmalar da yabani

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
1 18 Ağustos 2015
10 Adımda kim stemez ki daha sı

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 11 Ağustos 2015

Takip ettiğim danışanlarımdan en çok duyduğum cümle “sanki iki farklı insanım. Bazı günler çok normalim, ama bazen sanki içime bir canavar kaçmış gibi oluyorum” yada “sabahtan akşamüstüne kadar çok normalim fakat ne oluyorsa akşam deliriyorum ve her şeye saldırıyorum”
Kontrolsüz iştahsızlık ve aşırı iştah yolumda gitmeyen bir şeylerin habercisidir. Eğer kan şekeri kontrolü ve insülin metabolizmasında bir sorun var demektir. Bu kan sonuçlarında normal çıkıyorsa eğer duygusal açlık dan söz edebiliriz. Yapılan araştırmaların %75 duygusal nedenlerle yada düşüncesiz yemek yenilmesinden kaynaklandığını göstermektedir.
Sağlıklı beslenmeye özen gösteriyordunuz çok da düzenli bir egzersiz programınız vardı fakat herhangi bir nedenden dolayı düzeniniz bozuldu. Bu olayda birden bire baş gösterdiği için sizi bambaşka bir insan haline dönüştürdü.
En güzel tespiti yazarak yapabiliriz. Her gün düzenli olarak be yediğinizi bütün samimiyetinizle yazarsanız eğer biraz daha sonuca yaklaşmamız kolay olur.
Kendinize bir kaç soru sormanızı isteyeceğim
-aç olmamama rağmen neden bahaneler üreterek yemek yiyorum?
-kendimi buzdolabının önünde buluyor muyum ve bunun sebebini bilip sorguluyor muyum?
-hayatımın heyecanlı ve stresli dönemlerinden geçerken kilo

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog
0 11 Ağustos 2015

Ülkemizde ve dünyada obezite yani şişmanlığın bu kadar artmış olmasından dolayı kilo kontrolünde kilo verme yöntemlerinin üzerinde daha sık durulmasının sebebidir. Ancak obezite kadar zayıflık da önemli bir sağlık sorunudur. Hep yazılarımda sağlıkla zayıflama nasıl olur diye bahsettim.Tabi danışanlarımdan kilo almak isteyenler de vardı ve onlarda bir yazı istediler benden
Zayıflık, metabolizması hızlı çalışan ve yeterli miktarda besin alamayan bireylerde görülür ve zayıflık tanısı, kişinin beden kütle indeksine (boya uygun beden ağırlığı) göre konur. BKİ, bireyin ağırlığı, boyunun karesine bölünerek bulunur. BKI 18,5 kg/m2’nin altında olan bireyler, zayıf olarak tanımlanır
Kilo alma programı tabiki de kilo verme programından daha zorlu bir süreçtir. Bu süreçte kilo almak isterken sağlıksız bir vücuda da kavuşmamalıyız. Hem sağlıklı olmak hem de istediğimiz kiloda olmamız mümkündür.
Kilo alırken amaç vücutta gerekli dokuları oluşturmaktır. Kilo yağ ve yağsız dokuyu (kas dokusu, vücut suyu ve kemik dokusu) arttıracak şekilde alınır. Amaç daha çok kas dokuyu arttıracak şekilde olmalıdır, yağ dokusunu çok fazla artırmamak gerekir.
Zayıflığın sebepleri arasında;
– Hormonal bozukluklar,
– Psikolojik etmenler,
– Bağırsak pr

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp
Posted in Blog